Showing posts with label sokak. Show all posts
Showing posts with label sokak. Show all posts

28/05/2010

festivale hazırlık!












yaz demek festival demek! bu yıl ki fetivallere hazır mısınız? ne giymek lazım mesela, kıyafetleri neyle tamamlamak gerek? işte bir örnek burada. keyifli festivaller...

PHOTOS: JAMIE LEE CURTIS TAETE
STYLIST: KYLIE GRIFFITHS
ASSISTANT: AMANDA ARBER

kaynak: viceland

06/05/2010

hate!



Miu Miu design
Kaynak: JAKnJIL Blog

Böyle bi ceketle muhafazar müşterimizin toplantısına gitmek istiyorum. aynı isteği Joy Division'ın Control filminde Ian Curtis'in "hate" ceketini giymek için de duyuyorum.

03/05/2010

kukulu çanta



bu fotoğrafı iş arkadaşım bizim pipi disko çantalara ilham olsun diye göndermiş, nereden bulmuş bilmiyorum, kaynak gösteremiyorum. aynı kafada olduğumuz kesin! pipiler kukular, bu yaz sokaklar edepsiz çantalardan geçilmeyecek:)

Sokağa çık Adidas'ı bul



sonra fotoğrafını çek. en iyi fotoğrafı çek 1500 tl. kazan. tamam baştan, Adidas yeni bir yarışma başlattı. İçinde 3 çizgi, Adidas ya da çağrıştıracak bir şey olan "şehir/sokak" fotoğrafını çek facebook-at-adidas.com'a gönder. Detaylı bilgi facebook/adidasoriginals sayfasında.

28/04/2010

gülünce gözlerinin içi gülüyor




Levent Ulusoy / Yaş 27 /


Ayakkabı, pantolon ve üst Pull and Bear. Ben bu çocuğa bayıldım ama ilkelerim gereği, işimi kullanarak kimseye asılmıyorum. hay maşşallah, gülüşün güzelliğine bakın. gözlerdeki gülüşten bahsediyorum. ayakkabı ve kapüşonlusuna 10 puan verdim. Sizce nasıl?

dostum feride aydın, teşekkürler mıncıklar sana gene:)

27/04/2010

Kop-Art’tan Al Sana Sanat!



Kop Art’a geldiğinizi nasıl anlarsınız? Etraftaki kedilerden! Doğru cevap. 2000 yılından bu yana etkinliklerini sürdüren Kop-Art için; çekirdek kadrosu Gamze Fidan, Cansu Aybar, Zeynep Turuthan'dan oluşan bir sanat kolektifi diyebiliriz. Dogz Star, Soho, Wasp, Resim ve Heykel Müzesi, Scanbul Projesi, SOS Sanat Devleti, Hafriyat, Rotterdam’da MaMa Galeri, Berlin’deki Kulturpalast derken; insanın hiç de sanat eseri olmayan eserler yaratabileceğinin canlı kanıtı. Didaktik ve elitist değil, oyunbaz ve davetkârlar… Mottoları; “Hayal et”, “Hiçbir şey için sanat”, “Her şey çöpe gider”, “Dada Bizim Dedemiz”… “Kop-Art’tan Al Sana!” çok katmanlı yapısıyla bu çerçevenin bir ürünü. Gamze Fidan’a sorduk.

Röportaj: Evren Müberra Ünal

Bütün tasarımcılar trend delisi olmuşken, siz bilinçli olarak trendleri ciddiye almıyorsunuz. Neden?
Ciddiye alanların hali ortada!

Sizin modaya bakışınız nedir?
Bize göre her konu sanatsal düzeyde ele alınabilir. Modayı biz bu gözle değerlendiriyoruz. Ticari bir fenomen olarak modaysa ilgi alanımızın dışında.

İçerisi süper görünüyor. Nasıl bu hale getirdiniz?
Açıldığımız günden bu yana mekanımız, fotokopi enstalasyon projelerimize ev sahipliği yaptı. Bazen mekâna özel konseptler geliştiriyoruz, bazen de katıldığımız sergiler sonrası işlerimizi buraya taşıyoruz.

Başka sanatçılarla ortak bir çalışma söz konusu mu?
Genelde kendi ekibimiz konsept geliştirmeden fotoğrafa, grafikten yerleştirmeye her konuyla ilgileniyor. Tabii bugüne kadar sayısız sanatçıyla da, bize yakın oldukları konularda işbirliği yaptık. Mekân düzenlemeleri, portatif ve eğlenceli sunumlar Kop-Art kolektifinin eseri.

Kop-Art’ta hangi ürünleri bulabiliriz?
Tek ya da varyasyonlu üretilmiş üst-baş, rozetler, el yapımı ayakkabı çeşitleri, fanzinler, grafiti üzerine dergi ve kitaplar, bağımsız video-audio çalışmalar, Kop-Art’a ait eserler…

Bunların hepsini siz mi üretiyorsunuz?
Beğendiğimiz Türk ve yabancı tasarımcıların da işleri var. Extramücadele, Atıl Kunst, Geyikadam, Art Diktatör, Kamile Kuzu, Seda Umar, Yumuşak Şeyler gibi…

Ben en çok, ayakkabı tasarımlarınızı seviyorum. Leopar desenli botlarımı hiç ayağımdan çıkarmadım desem yeridir. İnsanlar en çok hangi ürünlere ilgi duyuyor?

Her ürünün alıcısı var. Kâğıt işlerin de, fanzinlerin de, üst-baş ve ayakkabıların da… Ama ayakkabı koleksiyonumuzun gördüğü ilgi çok memnuniyet verici... Kişiye özel tasarımın da bunda büyük payı var tabii.



Artık kimse fabrikadan çıkmış gibi tek tip giyinmek istemiyor. Fakat farklı giyinmenin ve özel tasarım kıyafetlerin de bir bedeli var. Sizde fiyatlar nasıl?
Özel tasarım kıyafetlerde fiyatlar 40-250 TL arasında. Ayakkabılar 90-170 TL arası.

Kop-Art modayı takip etmiyor, kendi modasını yaratıyor. Onu çok iyi anladık! Peki, bu sezon Kop-Art modası ne olacak?
Bazı temalar hiç değişmiyor bizde. Örneğin hayvan sevgisi ve bunu yansıtan baskılar… Süre giden başka bir tema “Süperkadın’ın Hayal-Eti”. Geri dönüşüm ve ambalaj sanatı da dikkate şayan ürünlerle mekânımızda yer alacak. Kop-Art modası her daim çerçevesi geniş ama kendine özel yapıda sezonsuz, tek işlerle vuku bulacak.

Sizin, kendi gardırobunuzda olmazsa olmaz kıyafetleriniz neler?
Özel yapım Kop-Art ayakkabılarım, taytlar, kendim için tasarladığım t-shirt, etek ve şalvarlar.

Modada “olmaz olsun” dediğiniz şey nedir?
Kendini beğenmiş, elitist tavırlar.



*Bu röportaj, Hürriyet Gazetesi Kampüs ekinde yayınlandı.

20/04/2010

punk dersleri - devam




punk olma kuralları içinde ilk sırada Dr Martens botlarının geldiğini yazmıştık daha önce. işte ikinci kural da ingiliz skinhead gençliğinin simgesi fiyatları 60 pound'tan başlayan Fred Perry yakalı t-shirtlerini giymektir. internette dolaşırken çok güzel bi tespitle karşılaştım. eleman, neden bu "working class" denen punk gençliğinin deli pahalı markalar giydiğini merak etmiş. cevabı da bulmuş. "çalışıyorum,kazanıyorum, harcıyorum" saçmalamayın. sex pistols belgeselinde izlemiştim, johnny rotten "bizim deri ceket ve dr martens giycek paramız yoktu. onları konserlerimize gelen zengin veletler giyinirdi.".. dicem odur ki punk muhtaç olmuş dr martens'e fred perry'ye. demiş biz ayrılamayız, eller ayırsa bile. cici çocuklara punk dersleri devam edecek. hakkaten bi the A.Y.I.L.A.R'ımız vardı bizim bir. Ne oldu? Ayı Murat punk erkek güzellik yarışması yapılsa tacı eline alır açık ara fark atıp rakiplerine. Tanıyan varsa sorsun, Dr Martens ve Fred Perry'si var mı merak içindeyim. "Ne giydin?" köşeme de renk katar. Keşke.

19/04/2010

hangisi hangisi?



geçen hafta sonu Lastik Papuç'a uğradım, kendime bi spor ayakkabı almanın zamanı geldi. İnanan inanmayana anlatsın, klasik Nike'larımı tam 5 yıldır giyiyorum, bi 5 yıl daha giyerim. Lakin, elim kaşınıyo, belli para harcıcam. Madem öyle gerekli bişey alayım dedim. resimde gördüğünüz iki modeli de denedim. karar vermedim. gönlüm mavili yeşilliden yana ama net değilim. önümüzdeki hafta sonuna kadar birini almış olucam.

post'u girdikten sonra, Gencay'dan da şöyle bir öneri geldi: (supra)

08/04/2010

Klaus’un Martens 50 yaşında








Doc diyin, DMs diyin, Doc Martens diyin ne derseniz diyin.. Doctor Martens 50. Yılını kutluyor. Sex Pistols’la patlayan punkların, grunge’ların sembolü haline gelen, 90’larda Atlas Pasajı’nda çakmaları üretilen ve o dönem İstiklal’deki rokçular üzerinde sıkça görülen bu botlar, günümüzde paralı punkların alamet-i farikası. Alman Dr. Klaus Märtens tarafından icat edilen Doc’lar, bugün Camden Town’ın skinheads’lerinin koyduğu “punk olmak için gerekli 5 kural”dan en birincisi. Resimlerde de görebileceğiniz gibi Agyness Deyn’de 10 kadar farklı rengi mevcut.

29/03/2010

marka bitch'leri

The Cool Hunter, marka bitchleri demiş. kimi hakkaten güzel olmuş. sibel can mıydı kimdi, ondan sonra lady gaga cola kutusundan bigudi yaptı. burdaki kızımız da toka yapmış. coca colacıların çok hoşan gider kesin. YSL tişörtü olmamış dostum, budweiser elbisesi 10 numara.



ama en güzeli legolar olmuş. lego sevenlere bir de link veriyorum alta.




http://evrenmuberra.blogspot.com/2010/03/sawaya-legolar.html

*şimdi blog ödüllerine başvurdum da söylemesi ayıp. o yüzden küfür edemiyorum. gerçi içerde tanıdığım yok, sonuçlar açıklansın rahat rahat konuşucam.

13/03/2010

Cassette Butik: Başa sarıp giyilir!





Siz kampüsün hangi tarafındansınız? Trendleri takip edenlerden mi, yoksa trend yaratanlardan mı? Modada öncüyüm diyorsanız, bu harika butikle tanışma vaktiniz geldi: Cassette Butik! Neler yok ki; çantalar, giysiler, aksesuarlar, ayakkabılar… Türkler, Japonlar… Cassette uygun fiyata fark yaratmayı sevenler için uğranması gereken bir köşe taşı, tek düzeliğin ilacı. İstanbul’da yaşamanıza da gerek yok, çok yakında internetten satışlar da başlıyor. Detaylar, Cassette’in yaratıcısı Ulaş Şekeroğlu’nda…

Evren Müberra Ünal

Nihayet aradığımız sıra dışı tasarımları bulabildiğimiz bir yer açıldı İstanbul’da. Nasıl bir konsept yaratmaya çalıştınız Cassette’te?
Ulaş Şekeroğlu: Şaşırın, gülün, eğlenin ve buraya her uğrayışınız sizin için yeni sürprizlerle dolu olsun istedik. Sıra dışı, eğlenceli, renkli ve gerçekten dikkat çekici bir konsept yaratmaya çalıştık. Kısacası zevk almanızı istedik!

Evet, bunu başardınız görünüyor. Peki, Cassette’in arkasında kimler var? Nasıl karar verdiniz burayı açmaya?
Cassette’in arkasında ben, eşim Selen ve sevgili arkadaşımız Gözde var. Ben aslında makine mühendisiyim ama mühendislik pek benim yapıma uymadığı için gerçekten zevk aldığım butik mağazacılıkta yol almaya karar verdim. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler ya, benim de arkamda sevgili eşim Selen var. Çok konuda destek olmuştur bana bugüne kadar.

Şu an butiğinizde hangi tasarımcılar hangi ürünlerle yer alıyor?

Butikte şu an ayakkabıda; Cicci Cocco, Oyee Design, Milkyhead ve Ahmet Baytar’ın kendi adını taşıyan koleksiyonunu bulabilirsiniz. Takıdaysa, ağırlıklı olarak genç Japon tasarımcıların gerçekten çok şaşırtıcı ve eğlenceli olan koleksiyonlarını ve Müjde’nin ahşap üzerine çalıştığı rengârenk, sırf renklerine baksanız bile gününüzü güzelleştiren kolyelerini ve broşlarını bulabilirsiniz.




Giyimde de her zaman Japonya’dan gelen çok özel bir tasarımcı olduğunu duyduk.

Evet, ve her üründen birer tane geliyor ve bulunduğumuz sezon bir yana gelecek sezonlardan bile çok özel parçalar bulabiliyorsunuz.

Başka tasarımcılar var mı?
Saymakla bitmez! Boa, MandalinaRossa, Buffoon, Neşeli Önlükler, Pioki, Carrie Chau, Elmer the Patchwork Elephant, Banana, Miyazaki Collection, Shinzi Katoh, Ayşenaz Toker…

Gençler en çok hangi ürünlere rağbet ediyor?

Ayakkabı ve takı koleksiyonumuz gerçekten çok beğeniliyor. Hatta beğeninin ötesine geçip aşık oluyorlar:)

Geçenlerde bir üniversite profesörü şöyle dedi: “Bağdat Caddesi’ne oturuyorum, gelip geçen gençlerin giyimlerinden hangi üniversitelerde okuduklarını anlayabiliyorum” Sizin böyle bir gözleminiz var mı?
Aslında bir yere kadar doğru bir gözlem. Her üniversitede farklı, İstanbul’un farklı bölgelerinde farklı trendlerle karşılaşıyoruz. Kadıköy’de farklı, Bağdat Caddesi’nde farklı, Beyoğlu’nda çok farklı…


İnternette sizi sadece Facebook’ta bulabiliyoruz. Bir web sitesiyle ve belki online siparişle karşımıza çıkma ihtimaliniz var mı?
Online satış da kısa bir süre sonra başlıyor. Şu anda onun altyapısını oluşturmak için çalışıyoruz. Facebook sayfasını da takip etmenizi öneririm ama… Hem çok sık güncelleniyor, hem de ara sıra yaptığımız hediye promosyonlarından birini yakalama şansınız olabiliyor.

Son olarak sizden bir moda tavsiyesi alabilir miyiz?

Kendiniz olun, özgün olun!

Adres: Bağdat cad. 372/C (Şaşkınbakkal - Mango karşısı)

* Bu röportajım Hürriyet gazetesi Kampüs ekinde yayınlanmıştır, tüm hakkı Kampüs'e aittir. Hürriyet Kampüs'ü üniversite kampüslerinde bulabilirsiniz. Çok ilginç di mi?:)

05/01/2010

Banksy'nin etinden, sütünden ve...


Banksy Style Panda Pistols Hoodie




Banksy Mona Lisa Bazooka Hoodie

İngiliz sokak sanatçısı Banksy'nin stencilinden hoodie'ler. Tanesi 23.95 İngiliz Strelin'inden teesontop.com üzerinden satılıyor.

Banksy hakkında daha fazla bilgi için:
banksy.co.uk/

Banksy üzerine Whop dergisinde yayınlanan yazım için:
evrenmuberra.blogspot.com/2006/11/iflah-olmaz-duvar-kankas-banksy.html

30/12/2009

Skateboard Supra'ya geçti


Facebook'ta Moustache Productions adına Can Uzer'den bi mesaj geldi. Şu aralar gözüm Moustache'çıların üzerinde zaten. Beşiktaş'ta Barabaros Bulvarı üzerinde Tekstil Bank arkasında kalan bi depoyu street art ve skateboard cennetine dönüştürdüler. Etkinliğin adı "Boyadılar!" ilgilenenler için... Mekanın adı da 720 Adrenaline Kaykay Park.

Can ne demiş? Yeni nesil kaykaycılar papuçlarını değiştirdi, siz hala uyuyun demiş. Erik Ellington, Jim Greco, Terry Kennedy, Chad Muska, Tom Penny, Antwuan Dixon, Furby, Kate Moss, Heidi Klum, Samantha Ronson, Kevin Rudolf, Tom Cruise, Will Smith, Justin Timberlake, Rihanna, Jay_Z, Lil Wayne, Chris_B, Justin Beiber ve daha nice koç yiğitler Supra giyer oldu demiş. Zaten Kate Moss varsa ben de varım. Bir de nerelerde bulunur?'un listesini vermiş:

İstanbul Beymen Blender Nişantaşı, İstinyePark ve Erenköy
İstanbul Craze Kadıköy
İstanbul X4Tune Kadıköy, Şaşkınbakkal
Ankara UGSwag Avm Cepa
Ankara GIP Karum İş Merkezi
Izmir TWIGY Alsancak

Ben kızı beğendim fotoyu koydum. Daha fazla çeşit görmek istiyorsanız şurayı ziyaret edin:

suprafootwear.com/footwear/

Hangi skateboardçuların sponsoru Supra merak ediyorsanız şurayı ziyaret edin:

suprafootwear.com/crew/terry-kennedy/


Skateboardla ilgiliyseniz şuraları ziyaret edin:

skateboardingturkey.com
skateboardlondon.com
skateboards.com
skateboardermag.com

18/12/2009

Bitching loves Long




Haberi vermeden önce naçizane acı dolu hikâyemden bahsetmek istiyorum. Çok mutluydum sevgili bloş… Londra’dan dönmüşüm, iş yok, güç yok, boş vakit çok. Boşluktan, aniden yaratıcı bir insan olmaya karar verip, babama Singer’imi aldırmıştım. Ben dikiyim, Roketto çizsin. Tabii insanlar bayılacak, deli gibi satın alacak, biz zengin olcaz ve hiç çalışmıcaz. Tamam, az çalışıcaz. Nihayetinde ayda sadece 3 tane çanta satınca, iş aramak kaçınılmaz oldu. Şimdi bi reklam ajansında bilmem ne markasına insanlar bayılsın, deli gibi alsın diye dijital pazarlama fikirleri sıçıp kendi çantamı dikecek vakit bulamıyorum. Tabii kış da geldi, dışarıda deli gibi yağmur çamur, bizim pipi disko’lara rağbet yok. Bu süre de böyle geçsin. Bahara doğru müboş hadi dik bi çanta da alalım derler. O arada bloş uyumasın, modaseverlere, müzik dinlerlere, gençlere, teyzelere bi de olursa yakışıklı çocuklara hizmet etsin.

Yani napıyor muşuz? Pipi Disko’da gözün gördüğü, kulağın işittiği her şeyi burada yazıyormuşuz. İlk haberimi Pipi seven bunu da sever diye düşünerek Long Clothing’den veriyorum. Çünkü Londra’yı çok özledim anasını satim. Ne alaka? Geçen yıl Londra’da Gareth ve Rhys’ın kurduğu bir marka bu. Sadece t-shirt var. Üstelik sadece uzun t-shirt var. Ben zaten götü göbeği salıp uzun t-shirt giymeye başlayalı çok oldu. Hem tam taytlık bunlar. Tayt giyince de popoyu kapatmak lazım tabii, fındık kadar poponuz yoksa.

Nerden aklıma geldi Long Clothing, en sevdiğim kulüpten, yani Punk’tan. Long’un yıl başı partisi Soho Punk’da. Bu da markanın kişiliği hakkında az buçuk fikir verebilir size. Nereden alıcaz? Bitching Junkfood'dan veya kendi sitelerinden, online… 30 Pound. Tabii Türkiye’ye gönderiyorlar mı bunu sizin için sormadım bile. Ben gelip giden arkadaşlara aldırıcam. Ya da gerek yok.. Dikiş makinem var. Ben dikerim, Roketto çizer.

longclothing.com