24/05/2010

Miuuuw miuuuw! The Miu



27 yaşında, kedileriyle mutlu, mesut ve huzurlu bir hayat tarzını benimsemiş, tasarım işlerine küçük yaşlarından itibaren merak salmış biri Esra Altındere. Robot Made A Collection ve Second Chance Boutique’in ardından “7 Kocalı Hürmüz” filminde Eren Akay’a Sanat Asistanlığı yapmış. Şimdi de The Miu adıyla kendi tasarımlarıyla karşımızda.

Evren Müberra Ünal

Moda tasarıma nasıl merak saldın? Yoksa birçokları gibi kendini bildin bileli modacı mısın?

Öyle de diyebiliriz. İlkokul yıllarımda anne ve babamın kıyafetlerine ve kendi yepyeni elbiselerimin üzerine evde bulduğum süslü püslü ne varsa dikerek bu maceraya atıldım; anne ve babam için biraz zararlı olsa da… (gülüyor)

Sonra?
Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Önce arkadaşlarıma, o zamanlar trend olan karakter kıyafetlerinin benzerlerini yapmaya başladım. Pek başarılı olduğum söylenemezdi sanırım! (gülüyor)

Okul falan? Yoksa bu iş okulsuz da olur mu?

Bu işin okulunu okumadım, ama okuyanların da destekçisiyim. Eğer tasarlamak, insanın içinden gelen bir durumsa, bunu geliştirebilmek için eğitim almak gerekiyor. Eğitim de, okul okuyarak ya da görerek, deneyerek, yapıp bozarak alınabilir.

Ailen bu kararında sana destek oldu mu?
Sanatçı bir anne babanın çocuğuyum. Ailemin hayata yeni ve farkı birşeyler katmaya olan istekleri, benim her seçimimde yanımda olmaları kendimi geliştirebilmemdeki en büyük etkenlerden biri. Bu yüzden kendimi şanslı hissediyorum.

Miu adı nereden geliyor?
Ben, tam bir kedi aşığıyım. Miu adında sevimli bir kızım var ve hayatımda yeri çok değerli. Kendi markamı yaratma sürecinde her zaman yanı başımdaydı. Tasarımlarımın tüm büyüsünü, tüm güzelliğini onun adına yakıştırabildim sadece.

Ben bütün tasarımlarını gördüm, hepsine de bayıldım. Bilmeyen, görmeyen için Miu’yu nasıl tanımlarsın?
Teşekkür ederim. The Miu genel olarak her tasarımın sınırlı sayıda üretildiği, kişiye özel tasarımlar da yapan ve istediğinizde sizin hayalinizdeki tasarımları hayata geçiren, asla “ yapamayız’’ demeyen ve benzersiz olmayı tercih eden insanlar için yaratılmış bir marka.

Senin tasarımlarının öyküleri var mı?

Bana göre her tasarımın bir öyküsü olmalı. Mesela; ananelerimizden, annelerimizden kalan elbiselerle, takılarla ya da eşyalarla inanılmaz bir bağ kuruyoruz. Atamıyor, satamıyor yani kısacası kıyamıyoruz. Bunun nedeni de, işte o bahsettiğin öyküler. Benim The Miu’yu yaratmamın güçlü sebeplerinden birisi de bu!

Nelerden etkileniyorsun peki?
Sanırım havadan sudan etkileniyorum. Günüm, yaşadıklarım, duygularım, sokakta gördüğüm bir kedi… Kısacası hayatta sahip olduğum her şey, her haliyle bana ilham verebilir.

Sence, bugüne kadar yaptığın en güzel parça hangisiydi?
Ürünlerimin her biri benim çocuğum gibi! Onun için aralarından ortancayı, küçük olanı, büyük olanı seçemiyorum. Her birinin benim için çok fazla değeri var.

Senin gardırobunun en vazgeçilmez giysileri hangisi?

Kendim için tasarladığım elbiselerim, olmazsa olmazlardan.

Çok beğendik, bayıldık, almak istiyoruz. Nerelerde bulabiliriz?
Şimdilik web sitemden ve Facebook ‘’The Miu’’grubumdan siparişleri kabul edebiliyorum. Birkaç butikle iletişim halindeyim. Bir aksilik olmazsa birkaç ay sonra da Cihangir ve Galata’daki bazı butiklerde ürünlerimi satışa sunacağız.

* Bu röportaj Hürriyet Gazetesi Kampüs ekinde yayınlandı. Tüm hakkı Kampüs'e aittir.

www.themiu.com








2 comments:

pinkpowder said...

hemen siteye baktım ikinci görseldeki üst/Büstiyer/korse gibi parçayı çok sevdimmm :)

iLkin said...

dunya bole seker insanlarla,tasarimlarla dolsun,tassin.