Showing posts with label vintage. Show all posts
Showing posts with label vintage. Show all posts

22/12/2010

Cumartesi Matchbox'tayız!







Ve Cumartesi bir yeni yıl partisi de Matchbox Cihangir'den! İçki var, müzik var, en iyi vintage parçalar var var da var. Yeri gelmişken; geçen gün Matchbox'a uğradım, çok tanıdık yüzlü bir kız sırtında balık işlemesi olan krem rengi bir gömlek deniyordu. Çok yakıştı ama sırf almasın diye sesimi çıkarmadım. Çok kötüyüm ha.. Duruyo mu bilmiyorum, Cumartesi partide bakıcam. Arada beni seven arkadaşım varsa, orda bir de renkli kuş broşu var. Gözüm hep onda ama alamadım bi türlü. Yılbaşı hediyesi falan almak isterseniz hani:p Neyse, Cumartesi görüşürüz!

Tabe Kıyamet'ten Yeni Koleksiyon







Erken yılbaşı partileri başladı! Tabe Kıyamet de bu Cumartesi, Teşvikiye'de yılbaşı partisi bahanesiyle yeni koleksiyonunu tanıtıyor. Koleksiyonun parçaları Berlin, Paris ve Los Angeles'tan. Galatasaray'daki yerlerine çok gitmiştim ama yuhlar olsun ki Teşvikiye'ye henüz uğramadım. Gayet merak içindeyim.

20/12/2010

Feriköy'de Flim-Flam




Feriköy Pazarı'na bu blogda yer verdim mi hiç? Sürekli aklımda olan, her davette beni heyecanlandıran bi yer olmasına rağmen bi türlü gidemedim. Ama bu hafta sonu kesin ordayım, çünkü Flim-Flam Dünyası da orada. Hem arkadaşımın çayını içicem, hem alışveriş yapıcam, hem ikinci el, antika ve el işine doyucam. Bir yandan da vintage kıyafetlerimi satasım var. Du bakalım kıyabilirsem.

Flim Flam Duygu'nun blogu
flimflamdunyasi.blogspot.com

Feriköy'de Bir Pazar sitesi:
ferikoydebirpazar.com

09/12/2010

Online Vintage Store: Pampa





Geçtiğimiz haftalarda "Yüksek bel pantolon istiyorum" diye tutturup girdiğim post'un üzerine Feride, Pampa'nın web sitesini önermiş bana. İlk defa haberim oldu. Pampa online bir alışveriş sitesi ve sadece vintage kıyafetler satıyor. Fiyatlar bana makul geldi. Sadece benim istediğim pantolon çok pahalı:p Buyurun bu da linki:

pampa.me

İnternetten alışveriş yapmayı sevmeyen vintageseverler için her zamanki gibi önerim Cihangir'deki Matchbox butik. Saba ve Verda kardeşlerin zevkine göre yurt dışından topladığı birbirinden iyi parçalar var ve vintage butiklerin o kendine has ekşi küf kokusu burada yok.

14/09/2010

Cumartesi Matchbox'tayız



Sabah evden çıktım, Saba ve Verda'ya "helöö" derken "Cumartesi bekleriz" dediler. Gelmem mi! Foturaf makinam, eski elbiselerim, rozetlerim ve düğmelerimle ordayım. Sizi de beklerim.

Olay da şu; Cumartesi günü, benim sincopumun komşuları Matchbox Butik'te, vintage DIY workshop'u var. Siz eski atsan atılmaz, satsan satılmaz kıyafetlerinizi getiriyorsunuz, onları düğmeler, rozetler, armalar, kurdelalar, incikler ve boncuklarla yepyeni bir hale sokuyorsunuz. Yani bu yaştan sonra tasarımcı oluyorsunuz! Ben denicem, çocukluk hayalim. Beğenilen tasarımların Matchbox'ta satışa çıkacağını da belirteyim. Ben bu deli işini giyemem diyene, itinayla deli bulunur. Kimse giymezse, ben giyerim coniler!

Yeri midir bilmem, size bir de bu sokağı anlatasım geldi. Cihangir'in en sevdiğim sokaklarından. Bi kere "merkezi" diye bir kişisel takıntım var benim. Matara da Meyra ve Kahvedan'ın olduğu sokak. Matchbox'ın yanında da her gün önünden geçip adını hep karıştırdığım şirin bir restoran var. Mersin Ev Yemekleri miydi acaba.. Cumartesi orada da ev yapımı kekler ve limonatalar olacak katılımcılara. Sonra bir de klasik kediler var, camında çiçekler olan penceler var. Cumartesi'ye çok yakışan bir sokak.

Gelin işte!

Tarih: 18 Eylül Cumartesi 15.00-17.30
Adres: Matchbox Vintage Boutique
Kılıcalipasa Mah. Matara Sok. No 14 Cihangir. Beyoglu (Kahvedanla Meyranın arasındaki sokak)

01/06/2010

Londra’dan vintage geldi!



Cihangir’in en sevimli sokağında şirin mi şirin bir vintage butik açıldı: Matchbox. İçeri girin, havayı soluyun, sonra karıştırmaya başlayın. New York, Londra ve Paris’ten toplanan ürünleri günlük kıyafetlerinizle tamamlayın ve kampüsün en havalısı siz olun! İki sevimli kız kardeş Saba ve Verda Küseyrioğlu’ndan Matchbox’ın hikayesini dinleyin.

Röportaj: Evren Müberra Ünal

Öncelikle sizi biraz tanıyalım mı? Matchbox’tan önce neler vardı hayatınızda?
Saba: Hayatımda her zaman bir şekilde moda vardı. Modaya olan merakım, evde annemin kıyafetleriyle kendime styling yaparak başladı. Okul hayatı boyunca hep aklımın bir kösesinde modayla ilgili bir şeyler yapmak vardı. Nitekim Bilgi Üniversitesi’nde İşletme eğitimi aldıktan sonra Londra’ya Istituto Marangoni’de Fashion Brand Management master’ı yapmaya gittim ve sonrası geldi.
Verda: Benim Matchbox’tan önce hayatım uzun bir süre reklam sektöründe geçti. Grey İstanbul ve Leo Burnett’te çalıştım. Sonra “yeter” dedim ve Saba’yla birlikte soluğu Matchbox’ta aldım.

İki kız kardeş Matchbox’ı açmaya nasıl karar verdiniz?
Saba: Londra’daki okulum, en güzel vintage butiklerin olduğu Bricklane’deydi. Aklımın bir köşesinde hep açmak istediğim butik için parçalar toplamaya başladım. Farklı bir şey yapmak her zaman riskli ve kabul görülmesi zor olmuştur. Henüz vintage Türkiye’de yeni yeni bir akım haline gelirken, biz bu ruhu o kadar sevdik ki başkalarıyla da paylaşmak istedik ve sevdireceğimize inandık.
Verda: Hep hayalimizde sevimli bir sokakta ufak bir butik açma fikri vardı. Tam da buna uygun bir yer bulduk.
Saba: Tabii önce Londra’nın altını üstüne getirdim ve birçok özel parçayla döndüm. Bir yandan da Paris ve Amerika’dan parçalar geldi. Vintage ruhunu yansıtmak için dekora elimizden geldiği kadar özen gösterdik. Matchbox’a girdiğinizde kendinizi nostaljik bir oturma odasında hissediyorsunuz.




Eskiden beri dönem dönem vintage kıyafetlere ilgi artıyor. Sanırım yine öyle bir dönemdeyiz. İnsanların eskiye olan merakının nedeni nedir sizce?
Saba: İnsanlar tek düzelikten sıkılmış durumdalar. Biraz da teknolojinin etkisiyle mekanikleşmiş yaşantıdan uzaklaşmak istiyorlar. Hiçbir yerde başkalarının bulamayacağı vintage kıyafetlerle kendilerini özel ve farklı hissederken, geçmişin nostaljik ruhuyla kendilerini daha iyi hissediyorlar.
Verda: İnsanın yapısından kaynaklanan eskiye duyulan özlem de bizi gerek kıyafet, gerek obje, hatta film olsun eski olan birçok şeye çekiyor.

Butikte özellikle hangi dönemlerden ürünler var?

Verda: Daha çok 60, 70 ve 80’lere ait ürünler bulunuyor. Ama daha eski dönemlere ait özellikle çanta ve şapka gibi farklı dönem kıyafetleri de bulabilirsiniz.

Elinizde hiç hikayesini bildiğiniz bir ürün var mı?
Saba: Anneannemizin nişanında taktığı kadife lacivert fiyonklu şapka bizim için en değerli.

Yurt dışından gelen vintage kıyafetler dışında hangi markalardan hangi ürünleri bulabiliriz?
Saba: Vintage kıyafetlerde marka olarak özellikle Genny ve Escada’nın takımlarına; Moschino, Versace ceketlere, Ungaro elbiselere ve birçok eski marka çantaya yer veriyoruz. Bu markaların koleksiyon parçaları dışında nostaljik görünümüyle Timex80 saatler, RVS- Rare Vintage Sunglasses gözlükler ve eski romantik dönemleri yansıtmasıyla Deniz Mercan’ın DM Coll iç çamaşırı koleksiyonu butiğimizde yer alan diğer ürünler.

Sizin butikte en sevdiğiniz ürün hangisi? Evlat ayırt edilmez biliyorum ama bir tane favori istiyorum.

Verda: Pembe Ungaro gece elbisesi. Onu çok seviyorum.
Saba: Offf en zor soru galiba. Ama illa da seçmek zorundaysam, Camden Lock Market’te bir butikten aldığım mavi üzeri puantiyeli 1960’ların parti elbisesi.

Siz gündelik hayatınızda vintage’i diğer kıyafetlerinizle nasıl kombinliyorsunuz?
Saba: Benim zaten giyinirken en rahatsız olduğum şey fazla uyum. Bu yüzden de vintage bir parçayı modern bir kıyafetle kombinlenlemekten zevk alıyorum. Genellikle vintage ceket ve gölekleri modern t-shirtlerle kombinlemeyi seviyorum. Vintage’in gücünü hissetmek için kocaman bir elbise giymenize gerek yok bence. Takacağınız ufacık bir broş bile o ruhu hissettikçe sizi çok özel kılacaktır. Yeter ki hissedin!
Verda: Ben özellikle vintage ayakkabı meraklısıyım. Hippi ruhunu çok sevdiğim için özellikle bu tarz elbiseleri günlük hayatımda diğer kıyafetlerimle kullanabiliyorum. Büyük vintage gözlükleri de çok sık kullanıyorum.

Üniversite öğrencilerinin size ilgisi nasıl? En çok hangi üniversitelerden ziyaretçiniz oldu?
Saba: En çok Bilgi ve Yeditepe üniversitelerinden ziyaretçilerimiz oluyor. Üniversite örgencileri bu akımı önde götürenler arasında. Kendi tarzını yaratma bakımından da herkese taş çıkarıyorlar. Matchbox da yeni açılmış olmasına rağmen kısa süre birçok üniversitelinin uğrak noktası olmaya başladı bile.









Saba - Verda Küseyrioğlu


matchboxvintage.blogspot.com

Kılıç Ali Paşa Mah. Matara Sok. No 14
Cihangir / İstanbul

*Bu röportaj Hürriyet Gazetesi Kampüs ekinde yayınlanmıştır.

İlk fotoğraf benden. Diğerleri:

Photograph by Can Sever
Hair&Make Up-Merve C. Demir
Model-Birce Irem Ilaçan

Photograph by Gökay Çatak
http://www.gokaycatak.com
Hair&Make-Up - Samet Kilci
Model-Dilay Kemer

15/04/2010

eskiye bakış: Grace Kelly

Hollywood'un 1950'lerdeki ikonu Grace Kelly, Londra'nın ünlü Victoria and Albert müzesinde. High Society, Dial M for Murder, Rear Window ve Country Girl gibi filmlerle dedelerimizin karşısına çıkan Oscarlı oyuncunun yaklaşık 50 parça kıyafeti ve takıları sergilenecek. bahane bu, Grace'in stiline bi göz atmak istedim. içlerinden en çok şu gömleği beğendim. gelinlik de 1956'da Monaco prensiyle evlenirken giyinmiş. prenses gelinliği.




30/03/2010

mrs. granny bags

Urban Outfitters'tan topladım bunları. Kendime aynısından Pull and Bear'da buldum, kocaman bi çanta. İçine yedek ayakkabı, hatta trençkot bile sığdırabiliyorum.




29/03/2010

erkeklere de Tabe Kıyamet

Sabırsızım, yapıcak bişey yok. Ben diyim yarın, sen de öbür gün; bir Tabe Kıyamet röportajı koyucam buraya. Hürriyet Kampüs ekinde yayınlanmasını bekliyorum. Sabrımı zorlayan şey, koleksiyona erkek eklenmesi oldu. Sürpriz oldu. Umduğumdan da güzel oldu. İskandinav çocuğu da model yapmışlar, ama bizim esmer oğlanlara da çok yakışıcak kıyafetler bunlar. Kazaklara, çizgili top'a ve saç kesimine dikkat. Maşallah.









Photographed by Can Sever
Make Up By Rıfat Yüzüak (MAC)
Styling by Tunç Tuncay
Model: Joakim Nørregaard