01/06/2010

Londra’dan vintage geldi!



Cihangir’in en sevimli sokağında şirin mi şirin bir vintage butik açıldı: Matchbox. İçeri girin, havayı soluyun, sonra karıştırmaya başlayın. New York, Londra ve Paris’ten toplanan ürünleri günlük kıyafetlerinizle tamamlayın ve kampüsün en havalısı siz olun! İki sevimli kız kardeş Saba ve Verda Küseyrioğlu’ndan Matchbox’ın hikayesini dinleyin.

Röportaj: Evren Müberra Ünal

Öncelikle sizi biraz tanıyalım mı? Matchbox’tan önce neler vardı hayatınızda?
Saba: Hayatımda her zaman bir şekilde moda vardı. Modaya olan merakım, evde annemin kıyafetleriyle kendime styling yaparak başladı. Okul hayatı boyunca hep aklımın bir kösesinde modayla ilgili bir şeyler yapmak vardı. Nitekim Bilgi Üniversitesi’nde İşletme eğitimi aldıktan sonra Londra’ya Istituto Marangoni’de Fashion Brand Management master’ı yapmaya gittim ve sonrası geldi.
Verda: Benim Matchbox’tan önce hayatım uzun bir süre reklam sektöründe geçti. Grey İstanbul ve Leo Burnett’te çalıştım. Sonra “yeter” dedim ve Saba’yla birlikte soluğu Matchbox’ta aldım.

İki kız kardeş Matchbox’ı açmaya nasıl karar verdiniz?
Saba: Londra’daki okulum, en güzel vintage butiklerin olduğu Bricklane’deydi. Aklımın bir köşesinde hep açmak istediğim butik için parçalar toplamaya başladım. Farklı bir şey yapmak her zaman riskli ve kabul görülmesi zor olmuştur. Henüz vintage Türkiye’de yeni yeni bir akım haline gelirken, biz bu ruhu o kadar sevdik ki başkalarıyla da paylaşmak istedik ve sevdireceğimize inandık.
Verda: Hep hayalimizde sevimli bir sokakta ufak bir butik açma fikri vardı. Tam da buna uygun bir yer bulduk.
Saba: Tabii önce Londra’nın altını üstüne getirdim ve birçok özel parçayla döndüm. Bir yandan da Paris ve Amerika’dan parçalar geldi. Vintage ruhunu yansıtmak için dekora elimizden geldiği kadar özen gösterdik. Matchbox’a girdiğinizde kendinizi nostaljik bir oturma odasında hissediyorsunuz.




Eskiden beri dönem dönem vintage kıyafetlere ilgi artıyor. Sanırım yine öyle bir dönemdeyiz. İnsanların eskiye olan merakının nedeni nedir sizce?
Saba: İnsanlar tek düzelikten sıkılmış durumdalar. Biraz da teknolojinin etkisiyle mekanikleşmiş yaşantıdan uzaklaşmak istiyorlar. Hiçbir yerde başkalarının bulamayacağı vintage kıyafetlerle kendilerini özel ve farklı hissederken, geçmişin nostaljik ruhuyla kendilerini daha iyi hissediyorlar.
Verda: İnsanın yapısından kaynaklanan eskiye duyulan özlem de bizi gerek kıyafet, gerek obje, hatta film olsun eski olan birçok şeye çekiyor.

Butikte özellikle hangi dönemlerden ürünler var?

Verda: Daha çok 60, 70 ve 80’lere ait ürünler bulunuyor. Ama daha eski dönemlere ait özellikle çanta ve şapka gibi farklı dönem kıyafetleri de bulabilirsiniz.

Elinizde hiç hikayesini bildiğiniz bir ürün var mı?
Saba: Anneannemizin nişanında taktığı kadife lacivert fiyonklu şapka bizim için en değerli.

Yurt dışından gelen vintage kıyafetler dışında hangi markalardan hangi ürünleri bulabiliriz?
Saba: Vintage kıyafetlerde marka olarak özellikle Genny ve Escada’nın takımlarına; Moschino, Versace ceketlere, Ungaro elbiselere ve birçok eski marka çantaya yer veriyoruz. Bu markaların koleksiyon parçaları dışında nostaljik görünümüyle Timex80 saatler, RVS- Rare Vintage Sunglasses gözlükler ve eski romantik dönemleri yansıtmasıyla Deniz Mercan’ın DM Coll iç çamaşırı koleksiyonu butiğimizde yer alan diğer ürünler.

Sizin butikte en sevdiğiniz ürün hangisi? Evlat ayırt edilmez biliyorum ama bir tane favori istiyorum.

Verda: Pembe Ungaro gece elbisesi. Onu çok seviyorum.
Saba: Offf en zor soru galiba. Ama illa da seçmek zorundaysam, Camden Lock Market’te bir butikten aldığım mavi üzeri puantiyeli 1960’ların parti elbisesi.

Siz gündelik hayatınızda vintage’i diğer kıyafetlerinizle nasıl kombinliyorsunuz?
Saba: Benim zaten giyinirken en rahatsız olduğum şey fazla uyum. Bu yüzden de vintage bir parçayı modern bir kıyafetle kombinlenlemekten zevk alıyorum. Genellikle vintage ceket ve gölekleri modern t-shirtlerle kombinlemeyi seviyorum. Vintage’in gücünü hissetmek için kocaman bir elbise giymenize gerek yok bence. Takacağınız ufacık bir broş bile o ruhu hissettikçe sizi çok özel kılacaktır. Yeter ki hissedin!
Verda: Ben özellikle vintage ayakkabı meraklısıyım. Hippi ruhunu çok sevdiğim için özellikle bu tarz elbiseleri günlük hayatımda diğer kıyafetlerimle kullanabiliyorum. Büyük vintage gözlükleri de çok sık kullanıyorum.

Üniversite öğrencilerinin size ilgisi nasıl? En çok hangi üniversitelerden ziyaretçiniz oldu?
Saba: En çok Bilgi ve Yeditepe üniversitelerinden ziyaretçilerimiz oluyor. Üniversite örgencileri bu akımı önde götürenler arasında. Kendi tarzını yaratma bakımından da herkese taş çıkarıyorlar. Matchbox da yeni açılmış olmasına rağmen kısa süre birçok üniversitelinin uğrak noktası olmaya başladı bile.









Saba - Verda Küseyrioğlu


matchboxvintage.blogspot.com

Kılıç Ali Paşa Mah. Matara Sok. No 14
Cihangir / İstanbul

*Bu röportaj Hürriyet Gazetesi Kampüs ekinde yayınlanmıştır.

İlk fotoğraf benden. Diğerleri:

Photograph by Can Sever
Hair&Make Up-Merve C. Demir
Model-Birce Irem Ilaçan

Photograph by Gökay Çatak
http://www.gokaycatak.com
Hair&Make-Up - Samet Kilci
Model-Dilay Kemer

1 comment:

saba said...

http://www.facebook.com/pages/Matchbox-Vintage/114060335279455?ref=ts

Facebook grubumuza uye olun!! Gelişmelerden haberdar olun :))